Konohanasakuya Hime, Japon mitolojisinde çiçek açan ağaçların tanrıçasıdır. Dağ tanrısı Oyamatsumi'nin kızı, gökten inen Ninigi'nin eşidir. Japon imparatorlarının soyu onun ateş içinde doğurduğu oğullardan birine bağlanır. Güzelliği kadar kısa ömrüyle de anılır ve kiraz çiçeğinin simgesi sayılır.
Bugün en çok Fuji Dağı'nın tanrıçası olarak tanınır. Doğumu kolaylaştıran, ateşten ve yanardağdan koruyan bir tanrıça olarak tapım görür.
Adı
Adı ağaçların çiçeği gibi açan prenses anlamına gelir. Burada anılan çiçek çoğunlukla kiraz çiçeği diye yorumlanır. Çiçek göz alıcıdır ama birkaç gün içinde dökülür, ad da bu kısa süren parlaklığı anlatır. Kojiki onun asıl adını Kamu Atatsu Hime diye verir. Bu ad, tanrıçanın Ninigi ile karşılaştığı Ata yöresine bağlanır ve Ata'nın kutlu kızı diye okunur. Nihon Şoki aynı tanrıçayı Kamu Atakaşitsu Hime gibi yakın biçimlerle de anar.
Kaya ile Çiçek
Ninigi yeryüzüne indikten sonra Ata'daki Kasasa burnunda güzel bir kızla karşılaşır ve kimin kızı olduğunu sorar. Kız, Oyamatsumi'nin kızı olduğunu söyler. Ninigi onu babasından ister. Oyamatsumi sevinir ve küçük kızının yanına ablası İwanaga Hime'yi de katarak ikisini birden gönderir. Ninigi ablayı çirkin bulup geri yollar, yalnız Konohanasakuya Hime'yi alıkoyar.
Kojiki'de bu seçimin bedelini baba bildirir. Büyük kız kayalar gibi sarsılmaz bir ömür, küçük kız ise ağaç çiçekleri gibi bir serpilme getirecekti. Yalnız çiçek kaldığı için gök soyunun ömrü de çiçek kadar kısa olacaktır. Nihon Şoki'deki bir anlatıda ise sözü geri çevrilen abla söyler. Utancından ağlayan İwanaga Hime, insan soyunun ağaç çiçeği gibi çabuk solup gideceğini bildirir. İki anlatıda da imparatorların ve insanların ölümlü oluşu bu evliliğe bağlanır.
Ateş İçinde Doğum
Konohanasakuya Hime tek bir geceden sonra gebe kalır. Ninigi bir gecede gebe kalınmayacağını söyleyip çocuğun kendisinden değil, yeryüzü tanrılarından birinden olduğunu ileri sürer. Tanrıça bu suçlamaya karşı kapısız bir doğum kulübesi yaptırır, içeri girip kulübenin ağzını balçıkla kapatır. Doğum vakti gelince kulübeyi ateşe verir. Çocuk yeryüzü tanrısındansa yanacak, gök tanrısındansa alevden zarar görmeyecektir.
Alevlerin ortasında üç oğul doğurur ve hepsi sağ çıkar. Kojiki'ye göre adları Hoderi, Hosuseri ve Hoori'dir. Adlardaki ho hem ateşi hem başağı çağrıştırır. Nihon Şoki'nin çeşitlemelerinde adlar ve doğum sırası değişir. Bir anlatıda tanrıçanın göbek bağını kestiği bambu bıçak yere atılır ve bir bambu korusuna dönüşür. Bir başkasında Ninigi baştan beri ona inandığını söyler. Kuşkusunu yalnızca çocukların gök soyundan olduğunu herkese göstermek için dile getirmiştir.
Oğulları
En büyük oğul Hoderi denizden geçimini sağladığı için Umisaçihiko, en küçük oğul Hoori ise dağda avlandığı için Yamasaçihiko adıyla da anılır. İki kardeşin olta ile yayı değiş tokuş etmesiyle başlayan kavga, Hoori'yi deniz tanrısının sarayına götürür. Orada Toyotama Hime ile evlenir. Hoori'nin torunu Cimmu, ilk imparator sayılır. Kojiki, Hoderi'yi güney Kyuşu'daki Ata Hayatolarının atası yapar. Böylece tanrıçanın adının bağlandığı yöre ile oğullarından birinin soyu aynı yerde buluşur.
Fuji Dağı ve Tapımı
Konohanasakuya Hime bugün Fuji Dağı'nın tanrıçası Asama no Okami ile bir sayılır. Fuji'nin eteğindeki ve dağın çevresindeki Sengen tapınaklarının başında gelen Fujisan Hongu Sengen Taişa ona adanmıştır. Ülke genelinde bu adı taşıyan tapınak sayısı bini aşar. Ama bu eşleşme eskiye gitmez. Eski ve orta çağ metinleri Fuji'nin tanrısını Konohanasakuya Hime diye anmaz. Bağ, 17. yüzyılın başında yazılı kaynaklarda görülmeye başlar. Dağ tanrısının kızının yanardağa yerleştirilmesi, ateşin içinde yanmadan doğuran tanrıçanın dağın ateşini de dizginleyeceği düşüncesine dayanır.
Ateşte doğum öyküsü onu kolay doğumun ve çocukların koruyucusu yapar. Gebe kadınlar onun tapınaklarına gidip dua eder. Fuji'nin kuzey eteğinde her yaz sonu yakılan dev meşalelerle yapılan ateş şenliği de bu öyküyü anar. Nihon Şoki'deki bir anlatıda kutsal bir tarladan çıkan pirinçle içki demlediği için babasıyla birlikte içki ustalarınca da anılır.
Doğumu ve yeni doğanı koruma işi Türk mitolojisinde Umay'a düşer. Lohusa kadının ve bebeğin yanında duran bu tanrıça da Konohanasakuya Hime gibi kadınların doğumda başvurduğu bir güçtür. Mısır'da aynı görevi gebe kadınları koruyan Tavaret üstlenir.