Göğün iyilikçi tanrısı Ülgen'in yedi oğlundan biridir. Kardeşleriyle birlikte Ak Oğlanlar ya da Kıyat diye anılır. İnsana düşen payla, yani bahtla ilişkilendirilir. Kimi kayıtlarda bereket tanrısı olarak da geçer.
Adı, Türk dillerinde talih, mutluluk anlamına gelen ve bakıt ile baht biçimlerinde yaşayan sözcükle aynı köktendir.
Baht ile Kut
Türk inancında insanın payına düşen iyilik iki ayrı adla anılır ve ikisi birbirine karıştırılmamalıdır. Kut yönetme yetkisidir. Tengri onu kağana bağışlar, töreden çıkıldığında geri alır ve o zaman kağanın yetkisi biter. Baht ise sıradan insanın payına düşendir. Kimseyi tahta oturtmaz, yalnızca yolunu açar.
Bu ayrım Türk anlatısındaki iyiliğin nasıl bölündüğünü gösterir. Yukarıdan gelen bağış kağan için ayrı, halk için ayrı adlandırılmıştır. İkisinin de gökten inmesi ve ikisinin de geri alınabilmesi ortak yanlarıdır.
Bahtın bir oğula verilmesi, iyi talihin rastlantı sayılmadığı anlamına gelir. Türk anlatısında insanın başına gelen iyilik de kötülük de bir yerden gönderilir. Gönderenin adı olması, olup bitenin açıklanabilir kalmasını sağlar.
Ak Oğlanlar Arasındaki Yeri
Yedi kardeşin hepsi babaları gibi gökte oturur ve hiçbiri kötücül sayılmaz. Her biri göğün ayrı bir katını ve yeryüzünde belirli bir işi yönetir. Yeraltındaki karşıtları Erlik'in Kara Oğlanlar diye anılan dokuz oğludur.
Kardeşi Burça Han ile birlikte insanın payına düşen iyiliği karşılar. Aralarındaki fark ölçektedir. Burça Han halkın genel gönencine, Baktı Han tek tek kişilerin bahtına bakar. Yeraltı tarafında bunun karşılığı, insanlar arasına nifak düşüren Kerey Han ile felaketi getiren Badış Han'dır.
Kaynaklardaki Durumu
Yedi oğlun adları Altay Türklerinden derlenen şaman malzemesinde bir liste olarak geçer. Her birine ayrı bir alan verilmesi sonraki dönemde düzenlenen Türk mitolojisi sözlüklerinde ortaya çıkmıştır.
Baktı Han'da yakıştırmanın dayanağı açıktır, çünkü ad doğrudan talih anlamına gelen sözcükten gelir. Yine de kaynaklar ona baht mı bereket mi verildiğinde birleşmez. Altay kayıtlarında ad Baktı Kan biçiminde de yazılır. Kendisine ait ayrı bir anlatı ya da tören derlemelerde bulunmaz.
Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları
İnsanın payının önceden ölçülmesi başka geleneklerde de anlatılır. Yunan anlatısında üç Moira insanın ipini eğirir, ölçer ve keser. Nors anlatısında aynı işi Norn denen üç kadın görür ve tanrılar bile onların eğirdiği ipin dışına çıkamaz.
Aradaki fark belirleyicidir. Orada pay ölçülür ve değiştirilemez, burada bağışlanır ve geri alınabilir. Türk anlatısında insanın bahtı kesilmiş bir ip değil, sürdüğü davranışa göre süren bir bağıştır. Bu yüzden Baktı Han bir kader tanrısı değildir.