söylence
/sümer/eridu
_

Eridu

Eridu — Sümer Mitolojisi
Eridu.
Eridug, Nunki, Abu Şahrayn olarak da bilinir.
Enki'nin kenti, ilk kurulan kent.

Sümer anlatısında ilk kurulan kent ve bilgelik tanrısı Enki'nin yeridir. Kentin altında, yeraltındaki tatlı su okyanusu Apsu'nun bulunduğuna inanılır; tanrının konağı orada, suyun dibindedir.

Mitolojideki yeri iki cümlede özetlenir: krallık ilk kez burada göğe indirilmiş, uygarlık ilk kez burada toplanmıştır. Sonradan gelen her kent, kendini bu kentin devamı sayarak meşruluk aramıştır.

İlk Kent

Sümer kral listesi, kayıtlarına şu cümleyle başlar: krallık gökten indiğinde Eridu'daydı. Listeye göre burada iki hükümdar oturmuş, sonra krallık başka kentlere geçmiştir.

Buradaki düşünce Sümer siyasetinin temelidir. Krallık bir kentin malı değildir; gökten verilir ve elden ele dolaşır. Bir kent onu kaybedebilir, bir başkası alabilir; ama ilk kez nereye indiği asla değişmez. Eridu'nun ayrıcalığı budur.

Kazılar bu üstünlüğü doğrular niteliktedir. Alanda üst üste yığılmış onlarca yerleşim katmanı bulunmuş, en alttakiler yazının bulunuşundan binlerce yıl öncesine inmiştir.

Enki'nin Tapınağı

Kentin merkezinde Enki'nin tapınağı durur; adı doğrudan yeraltı suyunun adından gelir, yani Apsu evidir. Yapı, altında derin suyun bulunduğuna inanılan bir bataklığın kıyısına kurulmuştur; tapınağın yeri, anlatının kendisinin toprağa geçirilmiş halidir.

Tapınak bir kez yapılıp bırakılmamış, aynı yerde art arda yenilenmiştir. Kazılarda birbirinin üzerine kurulmuş katmanlar bulunmuş, en eskisi Mezopotamya'nın bilinen en erken tapınağı sayılmıştır. Kalıntılar arasında tanrıya sunulan balık kalıntılarının bulunması, suyla kurulan bağın törenlerde de sürdüğünü gösterir.

Tapınak avlusundaki arınma havuzu da aynı adı taşırdı; havuz, yeraltındaki büyük suyun küçültülmüş bir örneği sayılırdı.

Uygarlığın Ayrılışı

Kentin en çok anılan anlatısı, sahip olduğu şeyi yitirmesidir. Uygarlığın bütün kurallarını, zanaatlarını ve törenlerini taşıyan me'ler başlangıçta burada, Enki'nin elindedir.

İnanna kente konuk gelir; sofrada içkinin etkisiyle cömertleşen tanrı me'leri birer birer ona armağan eder. Ayıldığında kararından döner ve peşinden adamlarını gönderir, ama tanrıça onları gemisiyle Uruk'a ulaştırmayı başarır.

Anlatı, uygarlığın Eridu'dan Uruk'a geçişinin söylencesel anlatımı sayılır. İki kentin sırası mitolojide de böyledir: Eridu ilk kurulan, Uruk büyüyen kenttir. Eridu'nun kaybı, kentin küçülmesiyle değil, tanrısının kandırılmasıyla açıklanır.

Tufandan Önceki Kentler

Tufan anlatısında da başta yer alır. Metin, tufandan önce beş kent bulunduğunu ve her birinin bir tanrıya verildiğini söyler; ilk sırada Eridu vardır.

Tanrılar insanlığı yok etmeye karar verdiğinde uyarıyı yapan yine bu kentin tanrısı olur; Enki, Ziusudra'ya bir gemi yapmasını ve yaşamın tohumunu içine almasını söyler. İnsanlığın sürmesi, Eridu'nun tanrısının sözünü tutmamasına bağlanır.

Yedi Bilge

Bir başka gelenek, insanlığa uygarlığı öğreten yedi bilgenin bu kentten çıktığını söyler. Bunların sudan çıktığına, gövdelerinin balığa benzediğine ya da balık postu giydiklerine inanılır; tasvirlerde bu kılıkla çizilirler.

Enki tarafından derin suda yaratıldıkları ve ilk kralların danışmanı oldukları söylenir. Yazıyı, yasayı, yapı kurmayı, tarımı ve töreni insanlara onlar öğretmiştir. Uygarlığın gökten değil sudan gelmesi, Eridu'nun bütün anlatısına uygundur.

Yedinin ilki ve en tanınmışı Adapa'dır. Bir gün güney rüzgârının kanadını kırar ve bunun hesabını vermek üzere göğün huzuruna çağrılır. Kendi tanrısı ona orada sunulacak yiyecek ve içeceğe dokunmamasını öğütler; o da öğüde uyup reddeder. Oysa sunulan, ölümsüzlüğün yiyeceğidir. Böylece kendisi ve bütün insanlık ölümlü kalır.

Terk Edilişi

Kent zamanla küçülmüş, sonunda büsbütün boşalmıştır. Toprağın tuzlanması ve suyun çekilmesi bunun bilinen sebepleridir.

Sümer metinleri ise başka bir açıklama verir. Kent için yazılmış bir ağıt, Enki ile eşi Damgalnuna'nın kenti bırakıp gittiğini anlatır; yıkım, tanrının çekilmesinin sonucudur. Mezopotamya düşüncesinde bir kent susuzluktan değil, tanrısızlıktan ölür.

Boşalmasına karşın kutsallığını yitirmemiştir. Sonraki yüzyıllarda krallar buraya onarım yaptırmış, adı bir saygı sözü olarak kullanılmayı sürdürmüştür.

Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları

Bir yerin, egemenliğin meşru kaynağı sayılması Türk inancında Ötüken'de görülür: kağan orada oturmadıkça yönetme hakkı tam sayılmaz. İkisinin ortak yanı, iktidarın kişiye değil bir yere bağlanmasıdır. Fark şudur: Ötüken elde tutulması gereken bir yerdir, Eridu ise iktidarın çıkıp gittiği bir yer.

Sulardan yükselen ilk kara düşüncesi Mısır anlatısıyla doğrudan örtüşür. Orada da başlangıçta yalnızca Nun denilen sular vardır ve ilk toprak onlardan yükselir; Atum kendini o toprakta var eder. Sümer'de de kent, altında su bulunan bir kabartının üzerine kurulur ve tapınak o noktaya konur. İki gelenekte de kutsal yapı, suyun üstüne çıkmış ilk karayı işaret eder.

Nors anlatısındaki Asgard ise tanrıların kendi kentidir ve insanla paylaşılmaz. Eridu'yu ayıran, tanrının kentinin aynı zamanda insanların da kenti olmasıdır; Enki'nin evi tapınağın altındadır, insanların evi üstünde. Sümer düşüncesinde tanrı uzakta değil, aynı sokakta oturur.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 12 madde, aralarında 29 bağlantı.