Sümer anlatısında büyü sözünün, arınmanın ve kötülük kovmanın tanrısıdır. Bilgelik ve tatlı su tanrısı Enki ile eşi Damgalnuna'nın ilk oğlu sayılır. Kenti, Eridu'nun az ötesindeki Kuara'dır.
İşi, hastalığı ve kötülüğü görmek ve onu sözle kovmaktır. Bunu tek başına yapmaz. Gördüğünü babasına iletir, ondan öğrendiği sözü hastanın başında okur. Sümer büyü metinlerinin çoğu bu iki tanrı arasındaki konuşmanın üzerine kuruludur. Kendi başına bir anlatısı, başından geçen bir olay dizisi yoktur. Asalluhi bir öykünün değil, bir törenin tanrısıdır.
Adı en eski tanrı listelerinde geçer, büyü metinlerinde babasınınkiyle birlikte anılması ise Sümerce konuşulan bir dil olmaktan çıktıktan sonra da sürer.
Adı
Adının ilk yarısındaki Asar'ın anlamı bilinmez. Suyla ve tarlanın bereketiyle ilgili bir sözcük olduğu ileri sürülür, kesin karşılığı verilemez. İkinci yarısının yıkamak, arıtmak anlamına gelen kökten geldiği düşünülür ki bu, tanrının işine birebir uyar. Başka bir okuyuşta ise karıştıran anlamı verilir, çünkü tanrı babasının tarif ettiği arıtma maddelerini karıştırıp hazırlayan taraftır.
Metinlerde Asarluhi biçimi de yaygındır. Uzun adlarından biri olan Asaralimnuna "ulu bizon Asar" diye çevrilir. Bu ad ona genç ve güçlü bir savaşçı görüntüsü verir, Ninurta için kullanılan dile yakın durur.
Kendisine verilen adlardan biri de Idlurugu, yani sınav ırmağıdır. Suçlu olup olmadığı tartışılan kişi ırmağa atılır, sudan çıkması suçsuzluğunun kanıtı sayılırdı. Bu ad ona arıtan yüzünün yanında bir de yargılayan yüz kazandırır.
Ailesi
Babası Enki, anası Damgalnuna'dır. Oğulluğu en eski dönemden başlayarak yazılıdır ve hiçbir kaynakta değişmez. Bunun nedeni kentlerin komşuluğu sayılır, iki kentin tanrıları böylece bir aile içinde toplanmıştır.
Kardeşleri arasında kuşların, balıkların ve rüyaların tanrıçası Nanşe ile kanalların tanrısı Enbilulu sayılır. Soy listeleri kaynaktan kaynağa değişir. Değişmeyen, çocukların hepsinin suyla, arınmayla ya da bilgiyle ilgili işler taşımasıdır.
Eşi olarak anılan tanrıçanın adı kaynaklarda oynar. Ağıt metinlerinde Panunanki, bir başka metinde Ninmehama adı geçer ve tanrı listeleri ikisini birbirinin karşılığı sayar.
Büyü Sözü
Sümer büyü metinlerinin en tanınmış kalıbı onun adını taşır ve hep aynı biçimde işler. Asalluhi bir insanın başına gelen belayı görür, babasının yeraltı tatlı su okyanusu Apsu'nun dibindeki evine gider ve ne yapacağını bilmediğini söyler. Enki ona bilmediği bir şey olmadığını, kendi bildiğini oğlunun da bildiğini söyler, sonra da yapılacak işi tarif eder. Oğul geri döner ve tarifi uygular.
Bu konuşma bir bilgi alışverişi değil, bir tören metnidir. Töreni yürüten rahip metni okurken tanrının ağzından konuşur ve sözü kendinden değil tanrıdan almış olur. Metinlerin sonundaki kalıp da okunan sözün okuyana değil Enki ile oğluna ait olduğunu belirtir. Bu kayıt, gücün insanda kalmaması içindir.
Karşısındaki varlıklar bellidir. Yeni doğmuş çocuğu ve lohusayı alan Dimme gibi varlıklar onun adı okunarak kovulur. Hekimlikle anılan tanrıça Ninisina da bu törenlerde onunla birlikte çağrılır. Arınma törenlerini yürüten rahiplerin başında durduğu, Eridu tapınağının arıtıcılarını gözettiği yazılır.
Ona verilen sıfatlar hep aynı yere bakar. Babası kadar bilge, kavrayışlı ve kutsal yerde verdiği söz döndürülemez bir tanrıdır. Doğru insanı altın gibi arıtır, eğri olanı ortadan kaldırır. Bir yerde usta bir madenciye benzetilir, çünkü arıtmak da ateşe koyup saf olanı ayırmaktır.
Kuara ve Tapımı
Kuara, Sümer'in en güneyinde Eridu ile Ur arasındaki bataklık kuşağında küçük bir kenttir. Tapınak ilahilerinde sudan arpa gibi yükselen bir yer diye anlatılır. Aynı metinde Asalluhi kentin prensi sayılır ve avını kapan bir parsa benzetilir.
Kentin baş tanrısı olsa da orada tek başına değildir. Ur sülalesi dönemi kayıtlarında Kuara'ya yapılan sunuların daha büyük bölümü, yaban ineklerinin tanrıçası Ninsun'a gider. Adı bunun dışında pek çok kentin sunu listesinde, Enki'nin çevresindeki tanrılarla birlikte geçer. Tapımı babasının tapımının gittiği her yere onunla gitmiştir.
Bu yaygınlık sonunda kendi kimliğini yutar. Eski Babil döneminden başlayarak sıfatları değişir, artık güneydeki kentin oğlu değil kuzeydeki büyük kentin beyi diye anılır. Adı zamanla o kentin baş tanrısının adlarından biri sayılmış, ayrı bir tanrı olarak anılması durmuştur. Sümerce metinlerdeki hali, bu birleşmeden önceki halidir.
Kendi kentindeki bu savaşçı görüntü, büyü metinlerindeki sakin ve babasına danışan oğula benzemez. Kentin koruyucusu olduğu yerde güçlü çizilir, ülkenin her yerinde okunan metinlerde ise babasının yanındaki yeri neyse o çizilir.
Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları
Sözle iş gören tanrı başka geleneklerde de vardır. Mısır anlatısındaki Tot ona en yakın duranıdır. O da bilginin ve doğru sözün tanrısıdır, tanrıların çözemediği işi söyleyerek çözer ve adı koruma metinlerinde okunur. Fark şudur. Tot sözü kendi bilir, Asalluhi babasından alır.
Nors anlatısındaki Odin de kanı durduran, düğümü çözen ve ölüyü konuşturan sözleri bilir. Ne var ki o bu bilgiyi kendini asarak ve bir gözünü vererek almıştır. Asalluhi'nin böyle bir bedeli yoktur, onun bildiği Eridu evinde büyümüş olmasından gelir.
Sümer'in kendi içinde ise babasının veziri İsimud'a yakın durur, çünkü ikisi de Enki'nin sözünü dışarı taşır. Ayrım yetkidedir. Vezir haber götürür, Asalluhi götürdüğü sözü kendi ağzından okuyup uygular.