söylence
/türk/yıldız-han
_

Yıldız Han

Yıldız Han
Yıldız Han.
Bozok kolunun en küçük oğlu.

Oğuz Kağan'ın altı oğlundan üçüncüsüdür. Gökten inen ışıktan doğan göksel eşinden olan üç oğulun en küçüğüdür; Gün Han ve Ay Han ile birlikte Bozok kolunu oluşturur.

Adı yıldız demektir. Göksel üçlünün adları güneş, ay ve yıldız sırasını izler; yıldız üçünün en sönüğü olduğu için Yıldız Han da bu kolun en küçük oğludur.

Yay Payı

Yaşlanan Oğuz Kağan doğuya yolladığı büyük üç oğlunun getirdiği altın yayı üçe kırıp onlara verir. Yıldız Han bu payı üçüncü olarak alır ve toyda otağın sağ yanında, iki ağabeyinin ardında oturur.

Kırılan yayın üç parçaya bölünmesi, Bozok kolunun kendi içinde de bir sıraya bağlandığını gösterir. Oğuz düzeninde her şey ikiye ve üçe bölünür; toy, ordu ve ganimet paylaşımı bu bölünmeyi izler.

Soyundan Gelen Boylar

Dört oğlu olmuş, onlardan dört Oğuz boyu türemiştir: Avşar, Kızık, Beğdili ve Karkın. Bunların içinde Avşar, Anadolu'da ve İran'da en geniş yayılan Oğuz boylarından biridir; adı bugün de yer adı ve topluluk adı olarak yaşar.

Boyunun ongunu tavşancıldır. Her boyun ayrıca kendi tamgası bulunur.

Yıldızın Yeri

Türk gök tasavvurunda yıldızlar birbirinin aynı değildir; kimi ayrıca adlandırılır ve kendine ait bir inanç taşır. Göğün çivisi sayılan ve göğün çevresinde döndüğü direk olarak düşünülen Demirkazık ile yedi yıldızlı öbek Ülker bunların başında gelir.

Yıldızların yön bulmada ve zaman ölçmede taşıdığı işlev, göçer hayatın doğrudan gereğidir. Gece yol alan bir topluluk için yıldız bir süs değil, yolun kendisidir. Yıldız Han'ın adı bu yüzden en sönük ışığı taşısa da işlevsiz bir ad değildir.

Öbür kardeşleri gibi o da bir tanrı değil, adını gökten alan bir destan beyidir; Ülker ve Demirkazık ile arasında bir bağ kurulmaz.

Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları

Yıldız öbeklerinin adlandırılması ve onlara anlatı bağlanması yaygındır. Yunan mitolojisinde Ülker'in karşılığı olan yedi yıldızlı öbek, avcıdan kaçarken göğe kaldırılan yedi kız kardeş olarak anlatılır; Türk anlatısında ise aynı öbek çoğunlukla bir hayvan sürüsü ya da delik olarak düşünülür.

Aradaki fark bakış biçimindedir. Yunan geleneği gökyüzünü, üzerine öyküler işlenmiş bir levha gibi okur; Türk geleneği ise yıldızı önce bir yön ve bir zaman işareti sayar, öykü sonra gelir.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 6 madde, aralarında 13 bağlantı.