Dede Korkut Kitabı'nda adı geçen Dış Oğuz beyidir. Babasının adıyla birlikte Eylik Koca oğlu diye anılır, adının önüne çoğu kez Dönebilmez lakabı getirilir. Bayındır Han'ın yirmi dört sancak beyinden biridir. Kitabı oluşturan ve boy denen on iki anlatının hiçbiri onun adını taşımaz, buna karşın dört ayrı boyda adı geçer.
Boyu olmayan beylerin çoğu yalnızca bir ad listesinde anılıp geçer. Dülek Evren ise kendi alkışıyla tanıtılır ve iki boyda meydana çıkıp dövüşür. İki dövüşte de yenilir ve geri döner.
Adı ve Alkışı
Yazmada ad Dölek Evren biçiminde geçer ve okunuşu kesinleşmiş değildir. Evren sözcüğü eski Türkçede büyük yılan, ejderha anlamına gelir. Lakabı olan Dönebilmez geri dönmeyen, yüz çevirmeyen kişiyi anlatır. Bir yerde lakap kayda döndi bilmez biçiminde, yani geri dönmeyi bilmez diye geçer. Lakabın söylediğinin tersine bey iki karşılaşmada da atını çevirip geri döner, kitap bu çelişkinin üzerinde durmaz.
Alkış, bir beyin adı söylenirken yinelenen kalıplaşmış tanıtma sözüdür. Dülek Evren'inkinin değişmeyen parçası, elli yedi kalenin kilidini almış olmasıdır. Bayındır Han onu anarken buna aygır gözler yüzdüren sözünü ekler, bu sözün tam olarak neyi anlattığı açık değildir. Bey kendini tanıtırken ise düşmanı horlayan, elden çıkan biri olduğunu söyler.
Direk Tekür Karşısında
Kazılık Koca'nın boyunda Yegenek, tutsak babasını kurtarmak için handan asker ister. Bayındır Han yanına yirmi dört sancak beyi verir ve Dülek Evren'i de onların arasında sayar. Oğuz beyleri Düzmürd Kalesi'nin önüne vardığında kalenin beyi Direk Tekür meydana çıkıp er diler.
İlk çıkan Deli Dündar yenilip döner. Ardından Dülek Evren altı perli çomağını alıp atını sürer ve teküre yukarıdan sert bir vuruş indirir, ama onu yerinden oynatamaz. Direk Tekür çomağı elinden kapar, beyi gürzüyle vurur. Dülek Evren de atını çevirip geri döner. Yirmi dört beyin baş edemediği tekürü sonunda genç Yegenek öldürür.
Kazan'ın Karşısında
Salur Kazan'ın tutsak düşüp oğlunun onu kurtardığı boyda kâfirler Kazan'ı, kaleye yürüyen Oğuz ordusunun karşısına çıkarır. Kazan her gelen yiğide adını sorar. Beyrek'in yenilip dönmesinin ardından meydana Dülek Evren girer ve kendini alkışıyla tanıtır.
Mızrağını alıp Kazan'ın üstüne sürer, onu deleyemeden öteye geçer. Kazan mızrağı elinden çekip alır ve başına indirir, mızrak parça parça olur. Kazan onu da öldürmez, beyini çağırmasını söyleyip geri yollar. Dülek Evren'den sonra Alp Rüstem, onun da ardından Uruz meydana girer.
Öbür Boylarda
Begil oğlu Emren'in boyunda genç Emren, karşısındaki kâfire kim olduğunu söylerken Oğuz beylerini sayar. Dülek Evren, Alp Rüstem ve Beyrek bu sözde Begil'in evinde içip oturan beyler arasında anılır.
Kitabın son boyunda Aruz Koca, Kazan'a düşman olduğunu açıklamadan önce Dış Oğuz beylerini çağırır. Adıyla çağrılan üç beyden biri Dülek Evren'dir, öbürleri Emen ile Alp Rüstem'dir. Beyler topluca Aruz'un yanında duracaklarına ant içer, Beyrek bu ante katılmadığı için öldürülür. Savaş Aruz'un ölümüyle bitince kalan Dış Oğuz beyleri Kazan'ın ayağına düşer ve bağışlanır. Dülek Evren'in adı bu sahnelerde ayrıca geçmez.
Eylik Koca'nın Oğulları
Salur Kazan'ın evinin yağmalandığı boyda Eylik Koca oğlu diye anılan iki bey daha vardır. Bunlardan Sarı Kulmaş, Kazan'ın evini korurken şehit düşer. Alp Eren ise yağmacıların üzerine yürüyen beyler arasında Kazan'ın yardımına yetişir.
Bu yüzden kimi çalışmalar üçünü kardeş sayar. Kimileri ise Alp Eren ile Dülek Evren'in aynı beyin yazmada iki ayrı biçimde okunmuş adı olduğunu ileri sürer. İki ad kitapta hiçbir yerde bir arada geçmez, iki görüşü kesin olarak ayıracak bir ipucu da yoktur.