Yeraltının hükümdarı Erlik'in dokuz oğlundan biridir; kardeşleriyle birlikte Kara Oğlanlar diye anılır. Kötü haberi taşımak ve gizlice gözetlemekle ilişkilendirilir.
Adı Türkçede uçmak fiiliyle aynı köktendir. Haberin uçarak gelmesi, hızının ve önlenemezliğinin anlatımıdır; kötü haberin kanatlı düşünülmesi Türkçede bugün de yaşayan bir imgedir.
Haber ve Gözetleme
Türk mitolojisinde tanrılarla insanlar arasındaki bağ hep bir taşıyıcı üzerinden kurulur. Gök tarafında kamı yukarı çıkaran Yayık, haber taşıyan Karlık ve ocağı gözeten Suyla bu işi görür; Suyla'nın insanı gözden kaçırmadığı, olup biteni Ülgen'e bildirdiği söylenir.
Uçar Han bu düzenin aşağı tarafındaki karşılığıdır. Yukarıda gözetleyen koruyup bildirirken, aşağıda gözetleyen zayıf noktayı arar. İki taraf da insanı izler; fark, izlemenin ne için yapıldığındadır.
Haberin kendisinin bir varlığa bağlanması, kötü haberin de bir sahibi olduğu düşüncesini kurar. Ansızın gelen ölüm ya da bozgun haberi, rastlantı değil gönderilmiş bir şey sayılır.
Kara Oğlanlar Arasındaki Yeri
Dokuz kardeşin ortak görevleri vardır. Erlik'in sarayının ve yeraltına açılan kapıların bekçiliğini yaparlar; aşağıya inen kama yol gösterir ve babalarıyla arasında elçilik ederler. Yeraltındaki bütün sular onların elindedir.
Elçilik işi kardeşlerin ortak görevi olsa da, iki oğulda özellikle öne çıkar: Kömür Han kam ile babası arasında arabuluculuk yapar, Uçar Han ise haberi yeryüzüne taşır. Biri aşağı doğru, öbürü yukarı doğru işleyen aynı zincirin halkalarıdır.
Kara Oğlanlar babaları kadar kötücül sayılmaz. Kendilerine sunulan kurban yatıştırma amacı taşır ve zayıf, hasta hayvanlardan seçilir.
Kaynaklardaki Durumu
Dokuz oğlun adları Altay Türklerinden derlenen şaman malzemesinde bir liste olarak geçer; görevleri orada topluca anlatılır. Haber taşıma ve gözetleme işlevi sonraki dönemde düzenlenen Türk mitolojisi sözlüklerinde ona yüklenmiştir ve adının anlamından türetilmiştir.
Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları
Tanrıya haber taşıyan uçucu varlık başka geleneklerde de bulunur. Nors anlatısında Odin'in omuzlarındaki iki kuzgun her gün dünyayı dolaşıp gördüklerini kulağına fısıldar; tanrının her şeyi bilmesi bu iki kuşa borçludur. Türk anlatısında da canın kuş olarak düşünülmesi ve kamın davulunda kuş biçimleri bulunması aynı imgeden gelir.
Aradaki fark yönde ve niyettedir. Odin'in kuzgunları bilgiyi tanrıya taşır; Uçar Han ise haberi insana taşır ve taşıdığı haber iyi değildir.