Memphis kentinin baş tanrısı ve Mısır'ın en eski yaratıcı tanrılarından biridir. Dünyayı elleriyle biçimlendirerek değil, yüreğinde tasarlayıp diliyle söyleyerek var ettiğine inanılır. Aynı zamanda yontucuların, madencilerin, kuyumcuların ve yapı ustalarının koruyucusudur. Bu iki yön birbirinden ayrı değildir, çünkü Mısır düşüncesinde yaratmak bir ustanın işini görmesine benzer. Adının anlamı kesin bilinmez, kaynakların çoğu onu biçim veren, yontan anlamındaki bir kökle ilişkilendirir.
Betimlemelerde ayakta duran, yüzü ve elleri dışında mumya gibi sarılmış bir tanrı olarak görünür. Başında dar ve mavi bir başlık, çenesinde ucu düz bir sakal vardır. Teni çoğu zaman yeşildir, bu renk yenilenmenin ve yeşeren bitkinin rengidir. Elinde tuttuğu asa üç simgeyi birleştirir. Bunlar hayatı gösteren ankh, gücü gösteren was ve kalıcılığı gösteren djed direğidir. Osiris'in sargısı ölümü anlatırken Ptah'ınki, henüz açılmamış yaratma gücünü anlatır.
Yüreğiyle ve Diliyle Yaratması
Memphis öğretisine göre var olan her şey Ptah'ın yüreğinden ve dilinden çıkmıştır. Mısırlılar düşüncenin yerini beyne değil yüreğe verirdi. Ptah yaratacağı şeyi önce yüreğinde tasarlar, sonra adını diliyle söyler ve o şey var olur. Bu öğretide tanrıların kendileri de, onları ayakta tutan can güçleri de böyle meydana gelmiştir. Anlatı Horus'u Ptah'ın yüreğinin, Tot'u ise dilinin karşılığı sayar.
Öğretinin bilinen metni, kral Şabaka'nın MÖ 700 dolaylarında yazdırdığı bir taş üzerindedir. Kral, kurtların yediği eski bir papirüsü bulduğunu ve sözlerin yitmemesi için taşa kazdırdığını söyler.
Bu anlatı Ptah'ı, başlangıçtaki sular Nun ile bir tutar ve Atum'u da onun yüreğiyle dilinden çıkmış sayar. Heliopolis öğretisi ise Atum'u kendi kendini var eden ilk tanrı olarak anlatır. İki kentin metinleri birbirini yalanlamaz, her biri kendi tanrısını başlangıca koyar. Mısır'da bir yaratılış anlatısının ötekini geçersiz kılması beklenmez.
Ailesi
Kendi kendine var olduğu için ana babası anılmaz. Memphis'te eşi savaş ve şifa tanrıçası Sekhmet, oğlu ise nilüfer çiçeğiyle anılan Nefertem'dir. Bu üçü kentin tanrı topluluğunu kurar. Kimi metinlerde eşi olarak kedi tanrıça Bastet ya da kobra tanrıça Wadjet geçer. Bunlar ayrı bir soy değildir, çünkü Bastet ile Sekhmet aynı tanrıçanın uysal ve öfkeli yüzleri sayılır.
Geç dönemde Ptah'ın oğulları arasına ölümlü biri katılır. Basamaklı piramidi kuran mimar İmhotep, öldükten yüzyıllar sonra tanrılaştırılmış ve hekimlerin başvurduğu bir tanrı olmuştur. Bir yapı ustasının Ptah'ın oğlu sayılması, tanrının kendi alanıyla örtüşür.
Ustaların Tanrısı
Ptah'ın Memphis'teki baş rahibi ustaların en büyük yöneticisi unvanını taşırdı. Bu unvan yalnızca bir tapınak görevi değildi. Eski Krallık'ta bu rahipler kralın yapı işlerinin başında durur, mezar yapılarının kurulmasını yönetirdi. Yeni Krallık'ta aynı kişi, tören rahipliğini gösteren sem unvanını da alırdı.
Ağzın Açılması töreninde Ptah'ın alanı açıkça görünür. Bir heykelin ya da mumyanın ağzı, marangozun kullandığına benzer küçük bir keskiyle dokunularak açılır. Böylece o suret görmeye, soluk almaya ve kendisine bırakılan sunuyu almaya başlar. Yontucunun elinden çıkan bir taş parçasının canlı sayılması, ancak zanaatı kutsayan bir tanrının çevresinde anlam kazanır.
Kral mezarlarını kazan Deir el-Medine işçileri de onu kendi tanrıları bilirdi. Ustalığı ve yaratmayı aynı tanrıda toplamak Mısır'a özgü değildir. Sümer'de zanaatın ve bilgeliğin tanrısı Enki, insanı kilden biçimlendirerek var eder. Aradaki fark araçtadır, çünkü Enki elini ve kili kullanır, Ptah ise sözü.
Memphis'te Tapımı
Memphis'teki büyük tapınağının adı Ptah'ın canının evi anlamına gelirdi. Yunanlar bu adı kendi dillerine Aigyptos diye aktardı ve ülkenin Batı dillerindeki adı buradan türedi. Türkçedeki Mısır adı ise bu kökten değil, Sami dillerindeki ülke, kent anlamına gelen sözcükten gelir.
Tapınak alanında üzerine kulaklar oyulmuş taşlar bulunmuştur. Ptah burada duaları işiten diye anılır ve bu taşlar, tapınağın iç bölümlerine giremeyen sıradan insanın tanrıya doğrudan seslenebildiği yerlerdir. Yunanlar onu demirci tanrı Hefaistos ile bir tuttu, çünkü ikisi de ateşin ve elle işlenen ustalığın tanrısıdır. Karşılık eksiktir, çünkü Hefaistos evreni yaratmaz, yalnızca yapar. Ptolemaios krallarının Memphis'te bu tapınakta taç giymesi, tanrının Mısır'ın en son çağlarına dek ağırlığını koruduğunu gösterir.
Apis Boğası
Ptah'ın yeryüzündeki canlı görünüşü, Memphis'te bakılan Apis boğasıdır. Postundaki belli işaretlerden tanınan bir boğa seçilir, tapınağın yanında beslenir ve tanrının yeryüzündeki sesi sayılırdı. Öldüğünde mumyalanır ve Sakkara'daki yeraltı galerilerine, kendinden önceki boğaların yanına gömülürdü. Ölen boğanın Osiris ile birleştiğine inanılırdı. Böylece Ptah'ın hayvanı yaşarken yaratıcı tanrıya, öldüğünde ölüler tanrısına bağlanır.
Öbür Tanrılarla Birleşmesi
Ptah'ın adı zamanla başka tanrıların adlarıyla birlikte anılmaya başlar. Memphis mezarlığının şahin başlı tanrısı Sokar ile ve onun üzerinden Osiris ile birleşir. Bu üçlü addan yapılmış küçük heykeller mezarlara konur, ölünün yeniden dirilmesini sağlaması beklenirdi.
Bir başka biçimi, sulardan yükselen ilk toprağın tanrısı Tatenen ile birleşmesidir. Bu halde artık sarılı bir tanrı değil, başında iki uzun tüy ve güneş kursu taşıyan genç ve güçlü bir erkek olarak görünür. Yerin derinliğindeki ateş, madenler ve depremler bu yönüne bağlanır.