Mısır mitolojisinde ölülerin yargılandığı salonda terazinin yanında bekleyen ve kalbi ağır gelen ölüyü yutan dişi canavardır. Adı ölüleri yutan anlamına gelir. Kalp yiyen diye de anılır. Bir tanrıça değil, ölüler ülkesi Duat'a bağlı korkulan bir varlıktır. Ne tapınağı ne tapım merkezi vardır, kimse ona adak sunmaz.
Yuttuğu kalbin sahibi ikinci kez ölür. Mısırlılar için bu, bedenin ölümünden çok daha ağır bir sondur. Ölü ne sazlık tarlalarına varabilir ne de yeniden doğabilir, yalnızca var olmaktan çıkar.
Görünüşü
Başı timsahınkidir. Gövdesinin ön yarısı aslana, kimi zaman parsa benzer ve çoğu tasvirde boynunu bir yele sarar. Arka yarısı su aygırınındır. Bu üç hayvan, Mısırlıların Nil kıyısında en çok korktuğu insan öldüren canlılardı. Onlardan oluşan bir beden, yargıdan kaçmanın yolu olmadığını gösterir.
Biçimi her dönemde aynı değildir. Üçüncü Ara Dönem'den bir tabut kapağında su aygırı başlı ve köpek gövdeli, Ptolemaios döneminden bir papirüste ise timsah başlı ve köpek gövdeli çizilir.
Yargı Salonunda
Yeri Ölüler Kitabı'nın kalbin tartıldığı bölümüdür. Ölü, işlemediği suçları kırk iki yargıcın önünde tek tek saydıktan sonra kalbi terazinin bir kefesine, Maat'ın tüyü öbür kefesine konur. Teraziyi Anubis ayarlar, sonucu Tot yazar, kararı tahtındaki Osiris onaylar.
Ammit bu sırada terazinin dibinde, bir hasırın ya da kaidenin üzerinde çömelip bekler. Kalp Maat'ın tüyüyle denk gelirse ölü aklanır ve Aaru'ya geçer. Ağır basarsa kalbi Ammit yutar. Bu sahne Yeni Krallık'tan başlayarak papirüslere çizilir. Ptolemaios döneminde Deir el-Medine'deki Hator tapınağının duvarında da kaidesinin üzerinde terazinin yanında görünür.
Papirüslerde ölü hemen hep aklanmış olarak çizilir ve Ammit aç kalır. Mezara konan resmin, anlattığı sonucu ölü için gerçekleştireceğine inanılır. Canavar yine de sahneden çıkarılmaz. Varlığı, terazinin boşuna kurulmadığını hatırlatır.
Kökeni
Yeni Krallık'tan önce pek görünmez. Daha eski Tabut Metinleri'nde, Maat'ın tüyünden ağır gelen kalpleri yakma ve yeme işi ay tanrısı Khonsu'ya verilir. Ölüler Kitabı'nın yayılmasıyla bu görev, kendi adı ve bedeni olan ayrı bir varlığa geçer.
Yunan mitolojisinde ölüler ülkesinin kapısını Kerberos bekler. O da Hades'in ülkesinden kaçmaya çalışanı yakalayıp yer, ama yargı yapmaz, yalnızca kapıyı tutar. Nors mitolojisinde ise Nidhög, Nastrond kıyısında katillerin ve yemin bozanların cesetlerini emer. Ammit'i ikisinden ayıran, cezanın terazide verilmiş bir kararın sonucu olmasıdır.