Göğün iyilikçi tanrısı Ülgen'in yedi oğlundan biridir. Kardeşleriyle birlikte Ak Oğlanlar ya da Kıyat diye anılır. Arılık ve temizlikle ilişkilendirilir, insanlara temiz olmayı öğrettiği söylenir.
Yedi kardeş arasında ayrı bir yeri vardır. Derlemelerde babasının en çok sevdiği oğul olarak geçer ve adı çoğunlukla listenin başında sayılır.
Arılık
Türk inancında temizlik gündelik bir alışkanlık değil, göğe yaklaşmanın koşuludur. Kam ayine başlamadan önce arınır. Ülgen'e sunulacak at ak ya da kır donlu seçilir ve kusursuz olması aranır. Suyun ve ateşin kirletilmesine ilişkin eski yasaklar da aynı düşünceye dayanır.
Arılığın ayrı bir oğula verilmesi, kirliliğin Türk anlatısında kendi başına bir güç sayılmasından ileri gelir. Kirli olan yalnızca bakımsız değildir, aşağının bulaştığı şeydir. Erlik'in dünyası da kararmış ve bulanmış olarak anlatılır. Bu yüzden temizlik, kötülükten korunmanın ilk adımı sayılır.
Ak Oğlanlar Arasındaki Yeri
Yedi kardeşin ortak yanı vardır. Hepsi babaları gibi gökte oturur ve hiçbiri kötücül sayılmaz. Her biri göğün ayrı bir katını ve yeryüzünde belirli bir işi babalarının buyruğuyla yönetir.
Yeraltındaki karşıtları, Erlik'in Kara Oğlanlar diye anılan dokuz oğludur. İki küme arasındaki sayı farkı kayıtlarda hep korunur. Gökte yedi, yeraltında dokuz oğul vardır. Kız kardeşleri Ak Kızlar'ın adları bilinmezken, yedi oğulun adı tek tek sayılır ve her birine ayrı kurban sunulur.
Kaynaklardaki Durumu
Yedi oğlun adları Altay Türklerinden derlenen şaman malzemesinde bir liste olarak geçer. Her birine ayrı bir alan verilmesi sonraki dönemde düzenlenen Türk mitolojisi sözlüklerinde ortaya çıkmıştır ve çoğunlukla adın kendisinden türetilmiştir.
Karşıt Han bu bakımdan güç bir addır. Bugünkü Türkçede karşıt sözcüğü zıtlık anlamı taşır, oysa buradaki adla bir ilgisi kurulmuş değildir. Adın kökeni açıklığa kavuşmamıştır ve arılıkla eşleştirilmesi de sonraki bir yakıştırmadır. Kendisine ait ayrı bir anlatı ya da tören derlemelerde bulunmaz.
Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları
Arınmanın dinin merkezine yerleştiği en belirgin örnek Japon inancıdır. Orada da iyi ile kötü değil, temiz ile kirli ayrılır. Ölüler ülkesi Yomi'den dönen İzanagi'nin ilk işi bir ırmakta yıkanmaktır ve tapınak girişinde el ile ağız yıkanır. İki gelenekte de kirlilik bir günah değil, giderilebilir bir durumdur.
Mısır'da tapınağa giren rahip de yıkanır ve bedeninde tüy bırakmaz, ama orada arınma bir tanrıya değil evrenin düzenine, yani Maat'a bağlanır. Karşıt Han'ı ayıran, arılığın bir kural olarak değil bir oğula düşen pay olarak anlatılmasıdır.