Göğün iyilikçi tanrısı Ülgen'in yedi oğlundan biridir. Kardeşleriyle birlikte Ak Oğlanlar ya da Kıyat diye anılır. Güvenle ilişkilendirilir. Yedi kardeşin sonuncusu olarak sayılır.
Adı kayıtlarda en çok oynayan addır. Er Kanım, Kanım Han ve Er Han biçimlerinin üçü de aynı oğlu karşılar.
Güven ve Ant
Türk anlatısında verilen sözün tutulması bir erdemden fazlasıdır. Boyları bir arada tutan şey yazılı bir yasa değil, karşılıklı güvendir. Ant içmek, kan kardeşi olmak ve söz kesmek bu güvenin törenle bağlanmış biçimleridir.
Sözün bozulması da bu yüzden yalnızca kişisel bir kusur sayılmaz. Yazıtlarda halkın dağılması ve ilin elden çıkması, töreden çıkılmasına bağlanır. Güvenin gökten gelen bir bağış olarak anlatılması, bir arada yaşamanın da göğün onayına dayandığı düşüncesinden gelir.
Bu yönüyle Er Kanım'a yakıştırılan iş, kardeşlerininkinden daha soyuttur. Öbürleri ata, kuşa, bitkiye ya da bolluğa bakar. Onun baktığı şey insanlar arasındaki bağdır.
Ak Oğlanlar Arasındaki Yeri
Yedi kardeşin hepsi babaları gibi gökte oturur ve hiçbiri kötücül sayılmaz. Her biri göğün ayrı bir katını ve yeryüzünde belirli bir işi yönetir. Yeraltındaki karşıtları Erlik'in Kara Oğlanlar diye anılan dokuz oğludur.
Yeraltı tarafındaki tam karşılığı, insanlar arasına nifak düşüren Kerey Han'dır. Biri insanları birbirine bağlar, öbürü aralarını açar. Güvenin ve nifakın iki ayrı tanrıya verilmesi, Türk düşüncesindeki karşıtlıkların yok etmek yerine dengelemek üzere kurulduğunu gösteren örneklerdendir.
Kaynaklardaki Durumu
Yedi oğlun adları Altay Türklerinden derlenen şaman malzemesinde bir liste olarak geçer. Her birine ayrı bir alan verilmesi sonraki dönemde düzenlenen Türk mitolojisi sözlüklerinde ortaya çıkmıştır ve çoğunlukla adın kendisinden türetilmiştir.
Er Kanım bu yedi ad içinde en belirsiz olanıdır. Adın ikinci parçası kimi kayıtta han, kimi kayıtta kan okunur ve baştaki er sözcüğü kimi listede hiç yer almaz. Güvenle eşleştirilmesinin adın anlamından mı yoksa listedeki sırasından mı geldiği açık değildir. Kendisine ait ayrı bir anlatı ya da tören derlemelerde bulunmaz.
Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları
Andın kutsal sayılması yaygın bir düşüncedir. Yunan anlatısında tanrılar en ağır yeminlerini yeraltı ırmağı Stiks üzerine eder ve bu yemini bozan tanrı bile cezasız kalmaz. Nors anlatısında ise ant tutmanın bedeli bir tanrıya ödetilir. Dev kurt Fenrir bağlanırken ağzına el koyan tanrı, verilen sözün yalan çıkması yüzünden elini yitirir.
Er Kanım'ı bunlardan ayıran, andın kendisine değil güvenin sürmesine bakmasıdır. Orada ant bozulduğunda ceza gelir, burada güven bir ceza düzeni değil bir bağıştır. Türk anlatısında topluluğu ayakta tutan şey korku değil, gökten inen bağdır.