Forseti, Nors mitolojisinde uzlaşmanın ve hakemliğin tanrısıdır. Baldur ile Nanna'nın oğludur ve Asirler arasında sayılır. Adı Eski İskandinavcada önde oturan, başkanlık eden anlamına gelir. İzlandacada cumhurbaşkanı bugün de bu sözcükle anılır.
Anlatılarda başından geçen bir olay yoktur. Bilinenler, oturduğu salonu ve gördüğü işi anlatan birkaç kısa kayıttan ibarettir. Buna karşın kuzeyde Frizya kıyılarında tapınılan Fosite adlı bir tanrıyla bağlantısı, onu Nors tanrıları arasında en çok tartışılanlardan biri yapar.
Glitnir ve Hakemliği
Tanrıların konutlarını sayan bir şiirde onuncu sırada Glitnir gelir. Bu salonun direkleri altından, damı gümüştendir ve ışığı uzaklardan görünür. Forseti günlerinin çoğunu burada geçirir ve önüne gelen her çekişmeyi yatıştırır. Şiirdeki deyişle davaları uyutur.
Düzyazı anlatım bunu biraz daha açar. Çözülmesi güç bir anlaşmazlıkla Glitnir'e gelen herkes oradan barışmış olarak ayrılır. Burası tanrılar ile insanlar arasındaki en iyi yargı yeri sayılır. Aynı anlatım Tir için ise onun insanları barıştıran biri olmadığını söyler. Böylece iki tanrının alanı birbirinden ayrılır.
Bu ayrım onu öbür mitolojilerin yargıç tanrılarından da ayırır. Sümer'de Utu haksızlığa uğrayanı koruyan bir yargıçtır, Yunan'da Temis düzenin ve töresel yasanın kendisidir. Forseti'nin işi ise cezadan çok barıştırmaktır.
Kimi araştırmacılar bu yargıç kimliğinin eski bir inançtan değil, doğrudan adın anlamından türetildiğini düşünür. Başkan anlamına gelen bir ad, ona sonradan bir mahkeme yakıştırılmasına yol açmış olabilir. Gerçekten de onu yargıyla bağlayan ad dışında bağımsız bir anlatı bulunmaz.
Fosite ve Kutsal Ada
Sekizinci yüzyılda Hristiyan misyoner Willibrord, fırtınaya tutularak Frizlerle Danlar arasındaki sınırda bir adaya sığınır. Ada, orada tapınılan Fosite adlı tanrıdan dolayı Fositesland diye anılır. Adalılar burayı öyle kutsal sayar ki adadaki hayvanlara dokunulmaz, kaynağın suyu da ancak hiç konuşmadan alınabilir.
Willibrord bu kaynakta üç kişiyi vaftiz eder ve adamlarının yemesi için hayvanları kestirir. Friz kralı Radbod buna öfkelenir. Üç gün boyunca her gün üç kez kura çektirerek kimin öleceğini belirler. Kura yalnızca bir kişiye çıkar ve o kişi öldürülür. Aynı yüzyılın sonlarında başka bir misyoner, Liudger, aynı adaya gelir, Fosite'nin tapınaklarını yıktırıp yerlerine kiliseler kurdurur.
On birinci yüzyılda bu ada, Kuzey Denizi'ndeki Helgoland ile özdeşleştirildi. Yine de özdeşleştirme kesin kabul görmüş değildir.
Frizya Yasasının Kaynağı
Ortaçağ Friz hukuk kitaplarında aktarılan bir anlatı da Fosite ile ilişkilendirilir. Frankların hükümdarı Şarlman, Frizlerden yasalarını ister. Yasayı ezbere bilip söyleyen on iki kişi, asega denen yasa sözcüleri, bunu veremez. Ceza olarak halatsız, dümensiz ve küreksiz bir tekneyle açık denize bırakılırlar.
Umutları tükenince dua ederler. Duanın ardından teknenin kıçında on üçüncü bir adam belirir, elindeki altın baltayla tekneyi kıyıya yöneltir. Anlatının bir biçiminde karaya çıkınca baltasını fırlatır ve düştüğü yerden su fışkırır. Yabancı onlara bütün Friz yasalarını öğretir, sonra kaybolur.
Metin Hristiyan bir çerçevede yazılmıştır ve on üçüncü kişiyi on iki havariye eklenen bir ilahî yardım gibi sunar. Ancak bir su kaynağı açıp yasa öğreten bu yabancı, kutsal kaynağıyla bilinen Fosite'yi andırdığı için kimi yorumlarda ona bağlanır.
Adı ve Kökeni
Forseti ile Fosite'nin aynı tanrı olup olmadığı açık değildir. İki adın sesçe birbirine geçmesi zordur. Bir görüşe göre Fosite adı, kehribar ticareti için kuzey kıyılarına gelen Yunan denizcilerin taşıdığı Poseidon adından gelir. Bu görüşe karşı çıkanlar, Germen tanrı adlarının Germen öğelerden kurulduğunu söyler ve adın kökenini çözülmemiş sayar.
İskandinavya'da Forseti'ye tapınıldığını gösteren tek iz, Norveç'teki Forsetlund adlı bir çiftliktir. Ad Forseti'nin korusu diye yorumlanır. Ragnarök'te Forseti'nin başına ne geldiği hiçbir kaynakta anlatılmaz.