Mısır mitolojisinde doğruluğun, adaletin ve evrensel düzenin tanrıçasıdır. Adı yalnızca bir tanrıçayı değil, bir kavramı da karşılar. Maat, yıldızların dönüşünden mevsimlerin sırasına, kralın buyruğundan iki komşu arasındaki alışverişe kadar her şeyi yerli yerinde tutan uyumun adıdır. Karşısında isfet durur. Kargaşanın, yalanın ve haksızlığın adıdır bu ve vücut bulmuş hali dev yılan Apofis'tir. İkisi arasındaki gerilim hiç bitmez, çünkü Mısır düşüncesinde düzen bir kez kurulup bırakılan bir şey değildir, her gün yeniden kurulur.
Genç bir kadın olarak betimlenir ve başında bir devekuşu tüyü taşır. Kimi kabartmalarda kolları yerine kanatları vardır, kimilerinde dizlerinin üstünde oturur. Kendine ait geniş bir öyküsü yoktur. Anlatılarda başkalarının yanında görünür ve onların ne kadar doğru davrandığını ölçer. Mısır'da bir tanrının böylesine az anlatılıp böylesine çok anılması, onun bir kişiden çok bir ölçü sayılmasındandır.
Ailesi
Yeni Krallık döneminden başlayarak güneş tanrısı Ra'nın kızı olarak anılır. Yazının ve bilginin tanrısı Tot ile eş sayılır, kimi kaynaklar yazının tanrıçası Seshat'ı bu birliktelikten doğmuş gösterir. Bu akrabalıklar Mısır'ın her yerinde ve her dönemde aynı anlatılmaz, çünkü Maat başlangıçta bir soy zincirine değil bir düzene bağlı düşünülmüştür.
Ra ile arasındaki bağ, kızlıktan öte bir işbirliğidir. Güneş teknesinde babasının yanında yol alır ve gece boyunca süren yolculukta Tot ile birlikte teknenin iki yanında durur. Tanrıların Maat ile beslendiği söylenir. Ekmek ve bira gibi sunulan, tanrıları ayakta tutan asıl azık odur.
Yaratılıştaki Yeri
Anlatıya göre Ra yaratılışın ilk anında Maat'ı isfet'in yerine koydu. Bu cümle Mısır düşüncesinin özetidir. Başlangıçta olan şey kargaşadır, düzen sonradan ve bilerek yerleştirilmiştir. Bu yüzden düzeni korumak bir alışkanlık değil, sürekli yapılması gereken bir iştir.
Aynı düşünce piramit metinlerinde tanrıçanın ikili biçimde, yani iki Maat olarak anılmasında da görülür. İkiz tanrıçalar Yukarı ve Aşağı Mısır'ı, verimli vadi ile çorak çölü karşılar. Ölünün yargılandığı yerin İki Gerçek Salonu diye anılması da bu ikilikten gelir.
İki Gerçek Salonu
Ölen kişi yeraltı ülkesi Duat'a indiğinde bu salona getirilir. Terazinin bir kefesine ölünün kalbi, öbür kefesine Maat'ın tüyü konur. Kalp, kişinin yaşarken yaptığı her şeyi taşıdığı için tartılan asıl şeydir. Teraziyi Anubis ayarlar, sonucu Tot yazıya geçirir, tahtında oturan Osiris ise kararı onaylar.
Tartıdan önce ölü, her biri Mısır'ın bir bölgesini karşıladığı söylenen kırk iki yargıcın önünde tek tek yapmadıklarını sayar. Yalan söylemedim, çalmadım, ölçüyü eksiltmedim diye süren bu bildirim, Ölüler Kitabı'nın en tanınmış bölümüdür. Terazi dengede kalırsa ölü maa kheru, yani sesi doğru çıkan ilan edilir ve sazlıklar ülkesi Aaru'ya kabul edilir. Kalp ağır basarsa terazinin yanında bekleyen canavar Ammit onu yutar ve ölü bir daha var olmaz.
Bu sahnede Maat ceza vermez, hatta konuşmaz. Yalnızca ölçü olarak orada durur. Mısır ahlakının en açık anlatımı budur. Ölümden sonraki yaşam herkese açık değildir ve kimsenin sözüne değil, tüyle karşılaştırılan bir ağırlığa bağlıdır.
Kralın Görevi
Firavunun başlıca görevi Maat'ı korumak ve isfet'i uzak tutmaktır. Krallar adlarının yanına Maat'ın efendisi ya da Maat'ın sevgilisi gibi unvanlar eklemiştir. Tapınak duvarlarındaki yaygın bir sahnede kral, avucunda tüylü başlıklı küçük bir Maat heykelciğiyle tanrının önünde durur. Bu sunu, ülkede düzenin sürdüğünün tanrılara bildirilmesidir.
Düzenin devlet işlerindeki karşılığı da doğrudan tanrıçanın adını taşır. Beşinci hanedandan başlayarak adaletten sorumlu vezir Maat rahibi diye anılmıştır. Sonraki dönemlerde yargıçlar tanrıçanın küçük bir tasvirini boyunlarında taşır olmuştur. Yargının kaynağı bir yasa kitabı değil, tanrıçanın kendisidir.
Tapımı ve İzleri
Adı en eski metinlerden beri geçse de kendisine ayrılmış tapınakların izi Yeni Krallık'tan öncesine gitmez. Karnak'taki tapınağı Üçüncü Amenhotep yaptırmıştır. Memfis'te ve işçi köyü Deyr el Medine'de de tapım gördüğü bilinir. Yazıcı adaylarına okutulan öğüt metinleri, Maat'a uygun davranmanın ne demek olduğunu anlatır ve tanrıçayı gündelik yaşamın içine taşır.
Düzenin bir tanrıya bağlanması başka mitolojilerde de görülür. Sümer'de güneş tanrısı Utu gördüğü her şeye tanık olduğu için adaletin de tanrısıdır. Yunan mitolojisinde Temis tanrıların töresini karşılar ve kurulda Zeus'un yanında oturur. Maat'ı ikisinden ayıran şey açıktır. Utu yargılar, Temis'e danışılır, Maat ise terazinin öbür kefesine konur.