söylence
/japon/yamauba
_

Yamauba

Yamauba — Japon Mitolojisi
Yamauba.
Yamanba, Yamamba, Yama Hime, Yamaonna olarak da bilinir. Yazım kuralı
Dağda yaşayan, yolcuyu yiyen kocakarı.

Japon halk inancında ıssız dağlarda tek başına yaşayan yaşlı kadın varlıktır. Adı dağ anlamına gelen yama ile yaşlı kadın anlamına gelen uba sözcüklerinden kurulur, yani dağ kocakarısı demektir. Kimi yörede dağ prensesi anlamında Yama Hime, kimi yörede dağ kadını anlamında Yamaonna diye anılır.

Ad orta çağda yerleşmiştir. Ondan önce dağda yaşayan, insan yiyen dişi varlıklar Oni soyundan sayılırdı ve Yamauba'nın dişi bir Oni olarak anlatılması bu kökten gelir. Ama o yalnızca korkulan bir varlık değildir. Aynı ad altında yolcuyu yiyen bir canavar da, iyiliğe karşılık bolluk veren bir anne da anlatılır.

Görünüşü

Çoğu anlatıda saçı uzun, dağınık ve ağarmış, giysisi yırtık pırtık bir kocakarıdır. Ağzının kulaklarına kadar yarık olduğu, gözlerinin keskin baktığı söylenir. Kimi anlatıda saçlarının arasında, başının tepesinde gizli ikinci bir ağız taşır. Kılık değiştirebilir, yolcunun karşısına güler yüzlü bir yaşlı kadın ya da genç ve güzel bir kız olarak çıkabilir.

Yolcuyu Yiyen Yamauba

Kurbanları çoğunlukla dağ geçitlerinden geçen kişilerdir. Öküz ve at sürücüleri, yük taşıyanlar ve satıcılar onun kulübesine sığınır. Konuğunu ağırlar, uyuduğunda gerçek biçimine döner ve onu yer. On ikinci yüzyılda derlenen Konjaku Monogatari'deki bir anlatıda gebe bir kadın dağdaki yaşlı bir kadının evinde doğum yapar, ev sahibinin bebeği yemek istediğini anlayınca çocuğuyla birlikte kaçar. Bu anlatı Yamauba'nın erken örneklerinden sayılır. Lohusaya ve yeni doğan bebeğe musallat olan Albıs ile çocuk yiyen Lamia da aynı korkudan beslenir.

Uşikata Yamauba masalında dağ geçidinde balık taşıyan bir sürücünün önünü keser. Önce balıkları, sonra hayvanı yer. Kaçan adam ormanda bulduğu bir eve sığınır, burası Yamauba'nın kendi evidir. Adam tavan arasına saklanır ve kurnazlıkla onu öldürür. Konuk edip yiyen kocakarı biçimiyle Türk anlatılarındaki Yalmavuz'a yakındır.

Kuwazu Nyobo, yani yemek yemeyen kadın masalında, hiç yemek yemeyen bir eş isteyen cimri bir adamın evine gelin olarak gelir. Adamın evde olmadığını sandığı bir gün saçlarını çözer ve tepesindeki ağızla yığın yığın pirinç yutar. Gerçeği öğrenen adam süsen ve pelin otu arasına saklanarak kurtulur. Beşinci ayın beşinci günü kapılara süsen ve pelin asılmasının nedeni bu masalla açıklanır.

Sanmai no Ofuda masalında kestane toplamaya dağa çıkan bir tapınak çırağını yakalar. Çocuk ustasının verdiği üç muskayla kaçar. Muskalardan biri onun yerine konuşur, biri önüne bir ırmak, biri bir ateş denizi çıkarır. Yamauba ırmağı içip ateşi söndürür, tapınağa kadar gelir. Orada başrahip onunla bir dönüşüm yarışmasına girer, küçülmesini ister ve küçülen varlığı bir pirinç keki içinde yutar.

İyilik Getiren Yamauba

Öteki yüzü anne yüzüdür. Nukafuku Komefuku masalında üvey anneden eziyet gören iyi kalpli kıza armağanlar verir, kaba davranan kız kardeşi ise cezalandırır. Yolunu kaybeden çocuğu besleyip büyüttüğü, iplik eğirip dokuma dokuduğu, ona saygı gösteren eve zenginlik getirdiği anlatılır. Koçi yöresinde Yamauba'nın uğradığı evin birden zenginleştiğine inanılır, kimi aile evinde ona koruyucu olarak tapar. Kimi yörede yılın belli günleri Yamauba'nın çamaşır günü sayılır ve o gün suya dokunmaktan kaçınılır.

Bu yüzün en tanınmış örneği Kintaro anlatısıdır. Ashigara Dağı'nda yaşayan bu güçlü çocuğu Yamauba büyütür, kimi anlatıda doğuran da odur. Çocuk büyüyünce bir savaşçının hizmetine girer ve Sakata no Kintoki adını alır. Edo döneminde ağaç baskı resimlerinde Yamauba, kucağında Kintaro'yu tutan şefkatli bir anne olarak çizilir.

Kökeni

Yaygın bir görüşe göre Yamauba, dağın dişi tanrısının düşmüş biçimidir. Japon inancında dağın sahibi Yama no Kami çoğu yerde dişi sayılır, bereket ve doğumla ilişkilendirilir. Yamauba'nın çok sayıda çocuk doğurması ve armağan dağıtması bu kökten artakalmış sayılır. Dağ tanrısına hizmet eden kadın şamanların zamanla korkulan bir varlığa dönüştüğü de ileri sürülür.

Bir başka açıklama kıtlık yıllarında dağa bırakılan yaşlı kadınlara dayanır. Bu görüşe göre köyden atılıp dağda yaşamını sürdüren kadın, köylünün gözünde tekinsiz bir varlığa dönüşmüştür. Böyle bir âdetin gerçekten yaygın olduğuna dair kanıt ise zayıftır.

Sahnede ve Bugün

On beşinci yüzyılda yazılan Yamanba adlı noh oyununda Yamauba dansıyla ünlenmiş başkentli bir oyuncu, Zenkoci Tapınağı'na giderken dağda gerçek Yamauba ile karşılaşır. Gece beliren varlık, mevsimden mevsime dağları dolaşan sonsuz yolculuğunu dans ederek anlatır ve kaybolur. On sekizinci yüzyıl başında yazılan bir kukla tiyatrosu oyunu onu Kintaro'nun annesi olarak sahneye taşıdı ve anne Yamauba imgesi bu oyunla yerleşti.

Ad bugün de yaşar. Doksanlı yılların sonunda Tokyo'da ortaya çıkan, koyu bronzlaşmış tenin beyaz makyaj ve ağartılmış saçla birleştiği bir genç kız modasına onun adı verilmiştir.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 6 madde, aralarında 9 bağlantı.

YamaubaKintaroOniYama no KamiAlbısYalmavuzLamia

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.