Köroğlu destanında kahramanın yerleşip yurt tuttuğu, çevresine toplanan yiğitlerle Bolu Beyi'ne karşı direndiği dağ geçididir. Destanın kollarının çoğu burada başlar ya da buraya döner. Kör edilen babanın öcü bu dağdan alınır, haksızlığa uğrayanlar bu dağa sığınır.
Yer, anlatımdan anlatıma başka bir adla anılır. Anadolu'da Çamlıbel, Azerbaycan'da Çenlibel, Türkmenlerde Çandıbil, Özbeklerde Çambil olur. Adın biçimi değişse de işlevi değişmez. Her anlatımda burası, kahramanın kimseye boyun eğmeden yaşadığı ve düşmanın kolay ulaşamadığı yurttur.
Adı
Ad iki parçadan kurulur. Bel, dağın iki tepe arasında alçalıp yolun aştığı yeridir ve Türkçede geçit anlamında kullanılır. Anadolu biçiminde ilk parça çamlı diye anlaşılır, ad da çam ormanıyla örtülü geçit demeye gelir. Azerbaycan biçimindeki çen ise sis, pus demektir ve Çenlibel sisli geçit olarak okunur.
İki okuma da destanın anlattığı yere uyar. Azerbaycan anlatımında baba ile oğul yerleşecek yer ararken önce bir ırmak kıyısına, sonra otlu bir çayıra varır. Baba ikisini de geri çevirir, çünkü biri kervan yoluna, öbürü hanın gözüne fazla yakındır. Sonunda sarp kayalarla çevrili, insan ayağının değmediği, sisi eksik olmayan bir dağ beline ulaşırlar ve yurdu orada kurarlar. Azerbaycan geleneği bu yurdu kayalığın üstünde duran bir kale olarak da anar.
Destandaki Yeri
Anadolu anlatımında Bolu Beyi'nin gözlerini oydurduğu seyisin oğlu, Bolu'nun karşısındaki bu dağa çıkar. Kimi anlatımlarda babası da yanındadır. Babanın karanlık ahırda yetiştirdiği Kırat onlarla gelir. Genç burada yurt tutar, kervan yolunu keser ve Köroğlu adıyla anılmaya başlar.
Çamlıbel'e gelenlerin çoğu kendi haksızlığını yanında getirir. Beyinden kaçanlar, malı elinden alınanlar, öç peşindeki yiğitler burada toplanır. Kahramanın oğul edindiği Ayvaz da kaçırıp eş yaptığı Nigar da buraya getirilir. Pek çok kol Çamlıbel'den çıkılan bir yolculukla açılır ve kahramanın yeni bir yiğitle, bir eşle ya da geri alınmış Kırat'la dönmesiyle kapanır.
Bey bu yurdu dağıtmak için defalarca asker yollar, pusu kurdurur ve kimi zaman kahramanı ya da yiğitlerini yakalatır. Ama Çamlıbel'i ele geçiremez. Destanın sonunda da yurt zorla alınmaz. Ateşli silahın çıkmasıyla yiğitliğin ölçüsünün değiştiğini gören Köroğlu, Kırat'ına binip Çamlıbel'den kendi isteğiyle ayrılır.
Doğu Anlatımlarında
Türkmen ve Özbek anlatımlarında kahraman soylu doğar, devlerle ve ejderhalarla dövüşür. Çandıbil de bir eşkıya sığınağından çok, kahramanın başında durduğu masalsı bir ülke gibi anlatılır. Türkmen anlatımında kanatlı atın yetiştirilmesi, Çandıbil kalesinin kurulması ve kırk yiğidin toplanması destanın ilk bölümünü oluşturur.
Gerçek Yer
Anadolu'da Çamlıbel adı, Sivas ile Tokat arasındaki ana yolun aştığı ormanlık dağ beline verilir. İki bin metreyi aşan, otu ve suyu bol bu geçit, iki kent arasındaki kervan yolunu denetlemeye elverişlidir. Yol üzerinde on üçüncü yüzyılda yaptırılmış bir Selçuklu kervansarayı da durur.
Arşiv kayıtları 1580'lerde Bolu dolaylarında baskın yapan, Köroğlu lakaplı Ruşen adlı bir eşkıyadan söz eder. Kimi çalışmalara göre bu kişi Bolu'da sıkıştırılınca Çamlıbel'e geçmiş, buradan geçen kervanlardan haraç almış, baskı artınca da İran'a kaçmıştır. Destanda Çamlıbel'in Bolu'nun hemen karşısında durması gerçek coğrafyaya uymaz. Bu durum, anlatının kahramanın iki ayrı dönemde bulunduğu yerleri tek bir dağda birleştirmesi olarak yorumlanır.
Azerbaycan'ın batısında, Tovuz yöresinde de Çenlibel adını taşıyan bir yer vardır ve halk onu destandaki yurtla bir tutar. Azerbaycan anlatımındaki kaleden kalmış bir yapı ise bilinmez.
Başka Mitolojilerdeki Karşılığı
Seçkin savaşçıların bir yurtta toplanması Nors mitolojisindeki Valhalla'yı akla getirir. Ama Valhalla'ya savaşta ölenler Odin'in seçimiyle götürülür. Çamlıbel'e ise diriler kendi haksızlıklarıyla gelir ve onları kimse seçmez, kapıyı kendileri çalar.