Yeryüzünün tanrısıdır. Hava tanrısı Şu ile nem tanrıçası Tefnut'un oğlu, gökyüzü tanrıçası Nut'un hem kardeşi hem eşidir. Heliopolis'te derlenen dokuz tanrılı düzenin üçüncü kuşağındandır; Osiris, İsis, Set ve Neftis onun çocuklarıdır.
Tasvirlerde çoğunlukla yere uzanmış bir adam olarak gösterilir; üzerine kavis çizerek yayılan gövde Nut'a, yani göğe aittir. Bedeninin yeşille boyanması ve üzerinde bitkilerin resmedilmesi, toprağın verimini simgeler. Başında kaz taşıyan bir tanrı olarak da betimlenir.
Gökten Ayrılması
Başlangıçta Geb ile Nut'un birbirine sarılı durduğu, aralarında hiçbir boşluk kalmadığı anlatılır. Babaları Şu araya girip göğü yukarı kaldırdı ve yeri aşağıda bıraktı. Böylece canlıların yaşayacağı boşluk doğdu.
Bu ayrılık Mısır tasvir geleneğinin en tanınmış sahnesidir: altta uzanan yeryüzü, ortada kolları yukarı açık hava tanrısı, üstte yıldızlarla bezenmiş gök. Ayrılığa duyduğu üzüntünün toprağın çatlamasına yol açtığı söylenir.
Yeryüzünün Kralı
Tanrıların yeryüzünde hüküm sürdüğü çağda babasından sonra tahta geçtiği, kendisinden sonra da tahtı oğlu Osiris'e bıraktığı kabul edilir. Firavunların tahtına Geb'in tahtı, meşru mirasçıya ise Geb'in varisi denmesi bu inanca dayanır.
Horus ile Set arasındaki taht kavgasında tanrıların oluşturduğu kurulda yer alır. Kimi metinlerde ülkeyi ikiye bölerek paylaştırdığı, kimilerinde ise tümünü Horus'a verdiği anlatılır.
Ölülerle İlişkisi
Ölüler toprağa gömüldüğü için Geb aynı zamanda ölülerin üzerine kapanan güçtür. Mezar metinlerinde ölünün bedenini serbest bırakması, kapılarını açması için ona seslenilir; aksi halde ruhun toprakta tutulacağına inanılır. Depremlerin onun gülmesinden kaynaklandığı söylenir.
Toprağın bereketi, ekinin bitmesi ve madenlerin çıkarılması da onun alanındadır. Bu yönüyle hem yaşamı besleyen hem ölüyü saklayan çift yönlü bir tanrıdır.