Yaşlı kadın kılığına bürünen, zararsız bir orman iyesidir. Türk mitolojisinde her varlığın ve mekanın bir koruyucusu olduğu inancı vardır; Ebede de ormanın, ağaçların ve orada yaşayan hayvanların iyesi sayılır. Anadolu ve Altay anlatılarında Abada adıyla da anılır.
Görünüşü
Çoğunlukla ufak tefek, beli bükülmüş yaşlı bir kadın olarak betimlenir. Ormanda yalnız kalan ya da yolunu şaşıran kişinin karşısına ansızın çıkar. Kimi anlatılarda insan boyunda değil, diz hizasında küçük bir varlıktır. Adının ebe sözcüğüyle ilişkilendirilmesi, yaşlı ve koruyucu bir nine imgesini taşımasındandır.
İnsanlarla İlişkisi
Kötücül değildir; Albıs gibi zarar veren varlıklardan bu yönüyle ayrılır. Ormanı gözetir, kendisine saygı gösterene yol gösterir, kaybolanı çıkışa ulaştırır. Buna karşılık ağaçları gereksiz yere kesen, yavrulu hayvanı avlayan ya da ormanı kirleten kişiyi yanıltır; onu aynı yerde döndürür, avını bulamaz eder.
Avcıların ve oduncuların ormana girerken izin dilemesi, gereğinden fazlasını almaması ve arkasında iz bırakmaması bu iyeye duyulan saygının gereğidir. Bu yönüyle Ebede, doğadan alınanın ölçüsünü hatırlatan bir denge unsurudur.
İnanç İçindeki Yeri
Yer-su iyeleri arasında sayılır. Ormanın Ulukayın inancıyla kurulan kutsallığı, toprağın Etügen ile kişileşen bereketi ve Ebede gibi mekan iyeleri, doğanın tümüyle canlı ve sahipli görüldüğü bir dünya tasavvurunun parçalarıdır. Ebede'ye kurban sunulmaz; ona gösterilen saygı, davranışla ödenir.