söylence
/türk/hüma
_

Hüma

Hüma
Hüma Kuşu.
Efsanevi kuş.

Talihin ve kutun simgesi olan efsanevi kuştur. Gökte yaşadığına, ömrü boyunca yere konmadığına inanılır; yumurtasını havada bırakır, yavru düşerken kanatlanır. Yeryüzüne inmemesi, onu erişilmez ve dokunulmaz kılar. Devlet kuşu deyiminin kaynağı bu inançtır.

Gölgesi kimin üzerine düşerse onun hükümdar olacağı ya da ömrünün bereketle geçeceği söylenir. Bu yüzden yakalanması değil, ancak rastlanması umulan bir varlıktır; kuta erişmek çabayla değil, nasiple açıklanır.

Görünüşü

Görkemli, renkli tüylü, uzun kanatlı bir kuş olarak betimlenir. Kimi anlatılarda tavus kuşuna, kimilerinde kartala benzetilir. Et yemediği, yalnızca kemikle beslendiği anlatılır; hiçbir canlıya zarar vermemesi ona atfedilen kutsallığın gerekçesidir.

Kaf Dağı'nda yaşadığı, çok uzun ömürlü olduğu ve yanarak küllerinden yeniden doğduğu anlatıları, onu Zümrüdüanka ve Simurg gibi doğu anlatılarının kuşlarıyla birleştirir. Bu figürlerin sınırları zamanla iç içe geçmiştir.

Umay ile İlişkisi

Adı, doğumun ve çocukların koruyucusu Umay ile aynı köke bağlanır; tanrıçanın adlarından biri de Humay'dır. Umay'ın kuş biçiminde betimlenmesi ve göğe ait sayılması, iki figürün aynı tasavvurun iki yüzü olarak görülmesine yol açmıştır. Hüma talihi getirir, Umay canı korur; ikisi de gökten yeryüzüne uzanan iyiliği temsil eder.

Gökle kurduğu bu bağ, Tengri inancındaki yükseklik–kutsallık ilişkisinin bir başka görünümüdür. Kanatlı at Tulpar ile birlikte, yer ile gök arasında geçiş sağlayan varlıklar arasında sayılır.

İzleri

Hüma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde hükümdarlık simgesi olarak kullanılmış, sancaklarda ve mimari süslemelerde yer almıştır. Kişi adı olarak Hüma ve Hümeyra biçimleriyle, gündelik dilde ise başına devlet kuşu konmak deyimiyle yaşamayı sürdürür.