Tanrıların kraliçesi, evliliğin, ailenin ve doğumun tanrıçasıdır. Satürn ile Ops'un kızı, Jüpiter'in hem kız kardeşi hem eşidir. Jüpiter ve Minerva ile birlikte Roma'nın en yüksek tanrı üçlüsünü oluşturur; bu üçlünün ortak tapınağı Capitolium tepesindedir.
Yunan mitolojisindeki Hera ile özdeşleştirilir ve anlatıların çoğu oradan aktarılmıştır. Ancak Roma'daki Juno yalnızca bir eş ve anne figürü değil, devletin ve kentin koruyucusudur; kamusal ağırlığı Hera'dan belirgin biçimde fazladır.
Sıfatları
Farklı işlevleri farklı sıfatlarla anılır ve her sıfatın ayrı tapınağı, ayrı töreni vardır. Regina yani kraliçe olarak devletin başındaki tanrıçadır. Lucina olarak doğum yaptırır; adın ışık ile kurulan bağı, çocuğu gün ışığına çıkarmasına yorulur. Sospita olarak kenti kurtaran savaşçı tanrıçadır ve keçi postu, kalkan, mızrakla betimlenir.
Moneta sıfatının uyarmak anlamındaki fiille ilişkilendirildiği söylenir. Bu adı taşıyan tapınakta para basıldığı için, birçok dilde parayı karşılayan sözcükler bu addan türemiştir.
Kazlar Anlatısı
Galyalıların Roma'yı kuşattığı gece, Capitolium'a gizlice tırmanan askerleri tanrıçanın kutsal kazları fark edip bağırmış, uyanan nöbetçiler saldırıyı püskürtmüştür. Anlatı, Juno'nun kenti koruyan tanrıça kimliğinin en bilinen örneğidir; kazlar bu yüzden kutsal sayılmış ve her yıl anılmıştır.
Kadınlar ve Takvim
Her erkeğin bir koruyucu ruhu olduğu gibi her kadının da bir juno'su olduğuna inanılırdı; tanrıça, kadın yaşamının bütününün karşılığıdır. Evlilik törenleri, doğumlar ve kadınlara ait bayramlar onun adına yapılırdı.
Her ayın ilk günü ona adanmıştır. Mart ayının başında kutlanan ve evli kadınların katıldığı bayram, doğum yaptıran yüzüyle ilgilidir. Haziran ayının adı da Juno'dan gelir; bu ay Roma'da evlenmek için en uğurlu zaman sayılırdı.
Çocukları ve Anlatılardaki Yeri
Savaş tanrısı Mars ile ateş ve demircilik tanrısı Vulkan onun oğullarıdır. Jüpiter'in ölümlü kadınlardan olan çocuklarına duyduğu öfke, özellikle Alkmene'nin oğlu Herkül'e karşı sürdürdüğü düşmanlıkla anılır.
Roma'nın kuruluş destanında ise Truvalı kaçkınların karşısındaki güç odur; İtalya'ya varmalarını engellemek için fırtınalar ve savaşlar çıkarır. Kader değişmez olduğu için sonunda direnmekten vazgeçer, ancak kendi koşullarını kabul ettirir.