söylence
/roma/minerva
_

Minerva

Minerva
Minerva.
Hikmet, akıl, savaş, sanat, okul ve ticaret tanrıçası.

Bilgeliğin, zanaatın, sanatların ve ölçülü savaşın tanrıçasıdır. Jüpiter'in başından tam zırhlı olarak doğduğu anlatılır; annesi yoktur. Jüpiter ve Juno ile birlikte Roma'nın en yüksek tanrı üçlüsünü oluşturur ve Capitolium tepesindeki ortak tapınakta bu üçlüyle birlikte anılır.

Yunan mitolojisindeki Atena ile özdeşleştirilir; anlatılarının çoğu oradan alınmıştır. Buna karşın Roma'daki asıl ağırlığı savaş değil, el emeğidir: dokumacılar, marangozlar, ayakkabıcılar, hekimler, öğretmenler ve yazarlar onun korumasındadır. Savaşla ilişkisi de Mars'ınkinden farklıdır; Mars çarpışmanın kendisini, Minerva ise savaşın aklını ve savunmayı temsil eder.

Kökeni

Adı ve kültü Etrüsk tanrıçası Menrva'ya dayanır. Roma'nın üçlü tapınak düzeni de Etrüsk geleneğinden gelir; bu yönüyle Minerva, Yunan etkisinden önce de Roma'da bilinen bir tanrıçadır. Adının, düşünmek ve akıl anlamlarını taşıyan bir kökle ilişkilendirildiği belirtilir.

Simgeleri

Miğferi, mızrağı ve göğsündeki kalkanıyla betimlenir. Kutsal hayvanı baykuştur; karanlıkta görebilmesi, bilgeliğin göze görünmeyeni fark etmesiyle ilişkilendirilir. Zeytin ağacı da ona bağlanan bitkidir.

Bayramı

Mart ayının ortasında beş gün süren bir bayramla anılırdı. Bu günlerde okullar tatil edilir, öğrenciler öğretmenlerine yıllık ücretlerini öderdi; zanaatkarlar da tezgahlarını bırakıp tanrıçaya adakta bulunurdu. Bayramın ilk günü kan dökülmez, sonraki günlerde gösteriler yapılırdı.

Aventinus tepesindeki tapınağı, esnaf ve sanatçı birliklerinin toplanma yeriydi; yazarların ve oyuncuların loncası da burada barınırdı. Bu yönüyle Minerva tapınağı, Roma'da meslek örgütlenmesinin merkezlerinden biri sayılır.

Palladium

Truva'dan kaçırılıp İtalya'ya getirildiğine inanılan ve tanrıçayı temsil eden ahşap heykel, Roma'nın en gizli kutsal nesnelerinden biriydi. Vesta tapınağında saklanır, yalnızca rahibeler tarafından görülebilirdi. Kentin güvenliğinin bu heykelin varlığına bağlı olduğuna inanılırdı.

İzleri

Roma'nın yayıldığı yerlerde yerel tanrıçalarla birleşerek anılmıştır; Britanya'daki şifalı su kaynağının tanrıçasıyla birlikte tapılması bunun bilinen örneğidir. Bilgeliğin simgesi olarak baykuşuyla birlikte üniversite armalarında, akademi ve kütüphane süslemelerinde bugün de kullanılır.