Albıs'ın etkisiyle ortaya çıkan albastı, hem fiziksel hem de ruhsal bir hastalık durumu olarak tanımlanır. Bu kavram, Türk halk inançlarında oldukça önemli bir yer tutar ve farklı varyasyonlarla günümüze kadar ulaşmıştır.
Albıs, genellikle yeni doğum yapmış annelere ve bebeklere saldırır. Doğum yapan kadınların, albastıya tutulması sonucunda hastalanacağına veya öleceğine inanılır. Annede ani bir halsizlik, aşırı kan kaybı, ateş ya da korku nöbetleri görülebilir. Yeni doğan bebeklerin uyku sırasında Albıs tarafından boğulabileceği veya hasta edilebileceği düşünülür.
Albastı, doğum sonrası depresyonun söylencesel bir yorumu olarak da değerlendirilebilir. Belirtileri arasında, aniden gelen yoğun korku ve kaygı, fiziksel yorgunluk ve bitkinlik, aşırı terleme ve ateşlenme, huzursuzluk ve uykusuzluk sayılabilir.
Halk inanışında, Albıs'tan korunmak için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Bunlar arasında, kırmızı renkli bir kumaşın anneye veya bebeğe yakın tutulması, anne ve bebeğin bulunduğu yere nazar boncuğu asılması, dualar ve muskalar kullanılması yer alır.
Albastı, aslında fiziksel ve ruhsal sağlık sorunlarını mitolojik bir bağlamda açıklama çabasıdır. Eski Türk toplulukları, tıbbi bilgi eksikliği nedeniyle doğum komplikasyonlarını veya lohusalık sendromunu bu şekilde yorumlamış olabilirler.