Ateşin, özellikle de yıkıcı ateşin, yanardağların ve demirciliğin tanrısıdır. Jüpiter ile Juno'nun oğludur. Yunan mitolojisindeki demirci tanrı Hefaistos ile özdeşleştirilir; o gelenekte topal olarak betimlenmesi de buradan gelir. Adı, bugün yanardağı karşılayan sözcüklerin kaynağıdır.
Ateşin iki yüzü onda birleşir: bir yandan demiri işleyip yararlı kılan ocağın ateşi, öte yandan kenti ve ekini kül eden yangının ateşi. Bu yüzden hem usta bir zanaatkâr hem de yatıştırılması gereken tehlikeli bir güç olarak görülürdü.
Demirci Tanrı
Yeraltındaki, çoğunlukla bir yanardağın altında olduğuna inanılan ocağında çalışır. Tek gözlü dev ustalarla birlikte Jüpiter'in yıldırımlarını dövdüğü anlatılır. Tanrılara ve kahramanlara silah ve zırh yapan da odur; Roma'nın kuruluş destanında, kahraman Eneas'ın zırhını annesi Venüs'ün isteği üzerine Vulkan dövmüştür.
Eşi, güzellik tanrıçası Venüs'tür. Tanrıların en becerikli ustasıyla en güzelinin evliliği, çirkinlik ile güzelliğin, emek ile hazzın bir araya gelişi olarak yorumlanır.
Yıkıcı Ateş ve Tapımı
Vulkan'a asıl olarak yıkıcı ateşten korunmak için yakarılırdı. Tapınakları, yangının kente sıçramaması dileğiyle çoğunlukla kentin sınırının dışına yapılırdı; ateşi kentten uzak tutmak, ona gösterilen saygının bir parçasıydı.
Adına yaz sonunda, kuraklığın ve yangın tehlikesinin en yüksek olduğu günlerde bir bayram yapılırdı. Bu bayramda ateşler yakılır ve alevlere canlı balıklar atılırdı; insanlar, kendi canları yerine bu balıkları sunarak tanrının yıkıcı ateşini yatıştırmayı umardı.